
01-04-2007 12:02:39
Bu haber 503 kez okundu
| Kapat[x] | |
| Adınız Soyadınız | |
| Mail Adresiniz | |
| Arkadaşınızın Mail Adresi | |
| Notunuz (İsteğe Bağlı) | |
Unutulmaz Bir Gece
"Philadelphia Müzik Okulu'ndayken boyum o kadar çabuk uzamıştı ki, viyolonsel ellerimde viyola gibi duruyordu. Beni hemen kontrbas bölümüne geçirdiler. Yapıma en uygun çalgı, basdı doğal olarak... " Müziğe çok küçük yaşta kemanla başlayan Stanley Clarke, kontrbasa uzanan baş döndürücü gelişimini, böyle çok yalın bir biçimde özetliyor.
1951 doğumlu Clarke'ın kariyeri, 1971'de New York'da Horace Silver, Dexter Gordon, Art Blakey, Joe Henderson, Pharoah Sanders, Gil Evans, Stan Getz, Chick Corea gibi ustaların yanında başladı. Charles Mingus ve Scott Lafaro'dan aldığı modern bas ışığını, kendi inanılmaz yeteneği ile birleştirerek gerek akustik gerek elektrik basdaki özgün tarzını yarattı.
Müthiş bir teknik ve melodik bir çalış... Bas artık yalnızca bir ritim çalgısı değildi onun ellerinde.
Chick Corea'nın “Return To Forever” topluluğunda gösterdiği performans, yıldız bir bascı olmasının yolunu açtı. 1970'lerden itibaren bascı-solist-topluluk şefi kimliklerini birleştirdiği bir ekolün yaratıcısı oldu.
Henüz 25 yaşındayken efsaneleşen Clarke, çalgısına iki yenilik kazandırdı: Piccolo ve tenor bas... Piccolo bas, elektrik basdan bir oktav daha tiz, tenor bas ise standart alembic basdan çeyrek boy daha tiz bir sese sahip.
Basın bu harika çocuğunun ilk fusion yıllarını merak edenler için, “Return To Forever” albümlerinin yanı sıra 1974'de kendi adını taşıyan ilk plağını, ardından 1976'da çıkan “School Days”i dinlemek yeterli.
1981'de ünlü piyanist George Duke ile oluşturduğu Clarke-Duke Project ise iki fusion gücünün çarpımına eşit bir "sound"a sahip. Sanatçının kendi adına çıkardığı "Journey To Love", "Modern Man", "I Wanna Play For You", "Time Exposure", "Find Out", "Hideaway" ve özellikle "If This Bass Could Talk" albümlerindeki kompozisyonları ve yorumları unutulmaz.
1951 doğumlu Clarke'ın kariyeri, 1971'de New York'da Horace Silver, Dexter Gordon, Art Blakey, Joe Henderson, Pharoah Sanders, Gil Evans, Stan Getz, Chick Corea gibi ustaların yanında başladı. Charles Mingus ve Scott Lafaro'dan aldığı modern bas ışığını, kendi inanılmaz yeteneği ile birleştirerek gerek akustik gerek elektrik basdaki özgün tarzını yarattı.
Müthiş bir teknik ve melodik bir çalış... Bas artık yalnızca bir ritim çalgısı değildi onun ellerinde.
Chick Corea'nın “Return To Forever” topluluğunda gösterdiği performans, yıldız bir bascı olmasının yolunu açtı. 1970'lerden itibaren bascı-solist-topluluk şefi kimliklerini birleştirdiği bir ekolün yaratıcısı oldu.
Henüz 25 yaşındayken efsaneleşen Clarke, çalgısına iki yenilik kazandırdı: Piccolo ve tenor bas... Piccolo bas, elektrik basdan bir oktav daha tiz, tenor bas ise standart alembic basdan çeyrek boy daha tiz bir sese sahip.
Basın bu harika çocuğunun ilk fusion yıllarını merak edenler için, “Return To Forever” albümlerinin yanı sıra 1974'de kendi adını taşıyan ilk plağını, ardından 1976'da çıkan “School Days”i dinlemek yeterli.
1981'de ünlü piyanist George Duke ile oluşturduğu Clarke-Duke Project ise iki fusion gücünün çarpımına eşit bir "sound"a sahip. Sanatçının kendi adına çıkardığı "Journey To Love", "Modern Man", "I Wanna Play For You", "Time Exposure", "Find Out", "Hideaway" ve özellikle "If This Bass Could Talk" albümlerindeki kompozisyonları ve yorumları unutulmaz.
Bu habere hiç yorum eklenmemis. Ilk yorumu siz eklemek için tiklayin.


